Aile Danışma Ofisi
Doğan Emrah Zıraman (Aile Danışmanı)

Aşk – Ayrılık Acısının Aşamaları

Ocak 26th 2015 İlişki Danışmanlığı

ölüm ile ayrılığı tartmışlar

elli gram fazla gelmiş ayrılık

(anonim)

Aşk Acısı Nedir?

Aşk acısını tatmayan var mı aramızda? Yaşanılan şeyin bir aşk olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Buna şüphe yok. Ancak yaşanılan şeyin bir aşk olup olmadığı bir yana, aşık olunan kişi ile ayrıldıktan sonra yaşanılanlar, hissedilenlerin bu kadar birbirine benziyor olması bir rastlantı olabilir mi?

İster Klasik Batı müziğinin şaheserlerinde olsun, ister buram buram bir arabesk şarkıda; tınısı,rengi, dili, sözleri… ne kadar farklı olursa olsun aşk acısının varlığı hemen her kültürde o kültürün kendi diliyle kabul görmüştür.

Aşk acısı kendisini her kültürde bir şekilde gösterecek kadar evrensel ise, ona bu evrenselliği veren şey nedir? Aşk acısı neden acı verir? Aşk acısı neden uzun bir süre geçmez veya geçti sanıldığı bir anda tekrar depreşir?

Aslında aşk acısı olarak tarif edilen şeyin ne olduğunu yukarıda dizelerini okuduğunuz anonim türküde açıkça söylenmiş: “Ölüm ile ayrılığı tartmışlar”. Aşk acısı dediğimiz şey ayrılığın acısıdır. Öyle ki ölümle eş değer değil ondan daha fazlasıdır. Aşk acısı = ayrılık

Ayrılık ile Ölüm Neden Birbirine Benzer?

Ölüm karşısında yaşadıklarımızın, hissettiklerimizin ayrılık ile benzer olmasının kökeninde ölümün çok temel bir özelliği yatar. Eğer çocuk değilsek ölen kişinin bir daha geri gelmeyeceğini biliriz. Ölümü anlamak demek toprağın altına yatanın, bir dine inanan ya da inanmayanlar için bile fiziki olarak geri gelmeyeceği, bir daha var olmayacağı gerçeğini bilmek demektir. Ölüme karşı gösterdiğimiz acının bu kadar yüksek olmasının nedeni “ölenin geri gelmeyeceğine dair” bilinçtir.

Ölüm ve ayrılığın temel benzediği nokta tam da burasıdır. Ayrılık ile biliriz ki ayrıldığımız kişi ile yeniden bir araya gelme şansımız ortadan kalkmıştır. O kişi artık geri gelmeyecek kişidir.

Ayrılık Ölümden Neden Elli Gram Fazladır?

Ayrılık eğer ölüme eş değer ise veya onu ancak ölüm karşısında ortaya çıkan duygularla ölçüyorsak; türküde dediği gibi ayrılık nasıl olur da ölümden elli gram fazla gelir? Bu sorunun cevabı da aslında ölüm ile ayrılık arasındaki temel farktan kaynaklanır. Nasıl ölüm ile ilgili ölen kişinin yaşamda bir daha var olmayacağını biliyorsak; ayrılıkta ise giden kişinin bu dünyada bizimle birlikte yaşadığını bildiğimiz halde artık birlikte var olamayacağımızı bildiğimiz için ölümden daha ağır kabul edilir ayrılık.

Ölüm ne kadar acı verirse versin, ölenin artık bu dünyada olmadığını biliriz. Ama ayrıldığımız insan? O hala bu dünyada. Belli mi olur, belki ileride geri gelir veya onunla hiç ummadığımız bir yerde karşılaşabilir, yüzünü görebiliriz. Onun şu an ne yaptığını merak edebiliriz veya onun neye sevindiğini, neye üzüldüğü bildiğimiz için ona kendimizi hala yakın hissedebiliriz.

Ancak tam da ölüm ve ayrılık arasındaki , ayrılınan kişinin bu dünyada bizimle birlikte olduğunu bilmek, bu temel fark nedeniyle aşk acısını atlatmak ölüm acısını atlamaktan her zaman daha zordur, daha meşakkatlidir.

Ayrılığın Aşamaları = Yasın Aşamaları

Ölüm ile ilgili durumlarda (ölüm haberini almak veya ölümcül bir hastalığa yakalanma ile)  ortaya çıkan ve yasın aşamaları olarak tanımlanan evreler ile ayrılığın aşamaları birbirine benzemektedir. Öncelikle yasın aşamalarının sıralaması ile ayrılığın aşamalarının sıralaması aynıdır: 1.İnkâr, 2.Öfke, 3.Pazarlık, 4.Depresyon, 5.Kabullenme.

İkinci olarak yasın aşamalarının bir evresinde takılıp kalındığı gibi, ayrılığın aşamalarının bir evresinde de takılıp kalınabilir. Örneğin genellikle çocuklarını kaybeden anne-babalarda görüldüğü gibi “inkar” aşamasında takılanlar, çocuklarının odalarını onun öldüğü gün gibi bırakırlar. Çocuklarının ölümünü inkar ile anne-babalar çocuklarının ölümlerini kabullenmekten kaçınırlar. Benzer şekilde örneğin ayrılık aşamasında ,genellikle, çoğu insan öfke aşamasında veya depresyon aşamasında kalarak, son aşama olan kabullenme aşamasına ulaşmayı geciktirirler veya başaramazlar.

Yas ve ayrılık aşamaları arasındaki temel fark ise ayrılık aşamalarının çok defa iç içe geçmesidir. Yas aşamalarında belirli bir doyum noktasına ulaştıktan sonra bir sonraki aşamaya geçilir. Ancak ayrılık aşamalarında daha doyum noktasına ulaşmadan bir sonraki aşamaya geçilebilir veya daha önce geçilmiş aşamaya yeniden dönülebilir. Yasta insanlar genellikle inkâr veya depresyon aşamalarında takılırken; ayrılıkta genellikle öfke veya depresyon aşamalarında takılırlar.

Son olarak yas aşamalarının durumuna bağlı olarak  aşamalar belirli bir hızda geçilirken, ayrılık aşamalarında geçiş çok hızlı olur. Örneğin ayrılan kişiler çoğunlukla daha inkâr aşamasını tamamlayamadan öfke aşamasına geçerler.

Ayrılık Aşaması 1: İnkâr

Ayrılma gerçekleştiği anda duruma göre çiftlerden birisi veya ikisi birden ayrılığın kendisini inkâra geçerler. Bunun öncelikli nedeni, bir ayrılığın meydana geleceği bilinse bile her ayrılığın bir şok yaşatmasıdır. Aslında inkâr yaşanılan şoka karşı gösterilen bir tür savunma mekanizmasıdır. İnkâr ile insanlar kendini ayrılığın şokunu, ayrılığın gerçekleşmediğine dair mantığa büründürmelerle iknaya çalışır.

“Aslında beni seviyor. Başka bir neden vardır. Her şey çok güzeldi. Neden bu oldu? Gelecek için planlarımız vardı” vb. düşünceler inkâr aşamasının tipik ifadeleridir.

Ayrılık Aşaması 2: Öfke

İnkâr aşamasının ardından öfke aşaması gelir. Ayrılık kişiler için artık kesinleştiği zaman öfke kendisini gösterir. Öfkenin temel hedefi de terk eden kişiye, ayrılmayı zorunlu kılan nedene, terk etmeye yol açan başka bir kişiye veya ayrılmayı zorunlu kılan başka kişilere yönelir. Öfke aşamasında temel amaç yaşanılan ayrılığın nedenini sorgulamaktır. Öfke duyulan şey, ayrılığın nedeni olarak tanımlanır. Ancak hemen belirtelim, öfke ile gösterilen nedenin doğru ya da yanlış bir neden olup olmadığı önemli değildir.

” Bana böyle yapmaya hakkı yoktu”, “Onu nasıl sevdiğimi bir türlü göremedi”, “Onun için her şeyi feda etmiştim oysa”, “Annesi olmasaydı mutlu olurduk”, ” Aslında en yakın arkadaşı aramızı bozdu” vb. ifadeler öfke aşamasını gösterir.

Ayrılık Aşaması 3: Pazarlık

Pazarlık aşamasında insanlar, öfkeden farklı olarak ilişki sırasında bir türlü yapmadıkları şeyler, gerçekleşmeyen durumlar üzerinden ayrılık nedenini tanımlamaya çalışırlar. Bundan dolayı pazarlık aşamasında ayrılık nedeni tanımlanınca, ona uygun davranılarak ayrılığın önüne geçileceği sanılır. Yine öfke aşamasında olduğu gibi bu aşamada da düşünülen nedenlerin ayrılığın gerçek nedeni olup olmadığı önemli değildir.

“Artık hep senin dediğin gibi yapacağım”, “Bir daha o arkadaşlarımla görüşmeyeceğim”, “Söz veriyorum bir daha ağzıma alkol almayacağım” vb. cümleler pazarlık aşamasına aittir.

Ayrılık Aşaması 4: Depresyon

Yas ve ayrılık aşamasının en önemli ve aşılması en zor aşamasıdır depresyon aşaması. İnkâr, öfke ve pazarlık aşamasında ayrılığın engellenememesi ile kişiler ayrılık gerçeğini fark ederler. Burada depresyona girilmesinin iki nedeninden bahsedebiliriz: 1) İnkâr, öfke ve pazarlık aşamalarında harcanan enerjinin boşa gitmesi ile ayrılık gerçeğini kaldıramayacak noktaya gelmek 2) İnkâr, öfke ve pazarlık aşamalarının denenmesi  sonrasında ayrılık gerçeğinin kendisini dayatması ile kabullenme aşamasına girmeyi reddetmek.

Depresyon aşaması ilk 3 aşamadan farklı olarak kendisini ifade gibi düşünce biçiminde değil daha çok duygusal eylem biçiminde gösterir: Hayata küsme, gündelik aktiviteleri yapmama, hayattan keyif alamama vb.  Ayrılığın aşamalarında en uzun, en şiddetli yaşanan aşama olarak dikkat edilmesi gereken bir aşamadır.

Ayrılık Aşaması 5: Kabullenme

Depresyon aşamasının aşılması ile birlikte ayrılık yaşayan kişi ayrılık gerçeği ile yüz yüze gelir. Bu aşama pek çok bakımdan önemlidir. Çünkü ilk 3 aşama temelde ayrılığın gerçekte var olmadığı üzerine oluşmuş ve depresyon aşaması ayrılığın gerçekliğinin fark edilip yoğun bir acı, üzülme aşamasıyken, kabullenme aşamasında ayrılık herhangi bir bahaneye sarılmadan ve duygusal olarak da herhangi bir acı çekmeden veya daha kabul edilebilir duygu yükleri ile ayrılık yüzleşmesinin yaşandığı aşamadır.

Bu aşamada kişiler önceki 4 aşamaya göre daha pozitif durumdadırlar. 4 aşamada ortaya çıkan ve kişiyi yıpratan tutum ve davranışlardan uzaklaşılır, ayrılığın nedenleri hakkında daha yerinde düşünülmeye başlanarak 4 aşamada yaşanılanların yarattığı tahribat, yorgunluk, bıkkınlık vb. düzeyine göre kişiler yaşamlarını yeniden düzene sokmaya başlarlar.

Sonraki Yazı: “Aşk-Ayrılık Acısı ile Baş Etmek “


1 Yorum
“Aşk – Ayrılık Acısının Aşamaları”
Avatar
emrahziraman

Teşekkürler.




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Aile Danışmanlığı ülkemiz de yeni denebilecek bir alan olmasına rağmen giderek büyüyen bir alandır. Ancak ailedanışmanlığı konusunda pek çok danışanın yeterli bilgisi yoktur. Aile Danışmanlığının alanı nelerdir?Aile Danışmanı hangi konularda danışmanlık yapabilir, hangilerinde yapamaz? Kimler aile danışmanına başvurabilir? Aile Danışmanlığı bir meslek midir?

Önceki Yazılar

Bağlantılar